Sponsor Bağlantılar



Cumhuriyet Nedir? 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Önemi ve Anlamı, Şiirleri | Atatürk’ün 10. Yıl Nutku

0

Cumhuriyet Nedir? 29 Ekim (29. 10.2011 Cumartesi Cumhuriyetin 88. Yılı) Neden Cumhuriyet Bayramı Olarak Kutlanır, Cumhuriyet Bayramı Önemi ve Anlamı ve Atatürk’ün 10. Yıl Nutku, Cumhuriyet Bayramı Şiirleri

Cumhuriyet, Osmanlı Devletinin Monarşik rejiminin yerine getirilen yeni rejimin adıdır. Türkiye Büyük Milleti’nin (TBMM) 29 Ekim 1923’te bunu ilân etmesiyle bugün Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde her yıl kutlanan millî bir bayramımızdır.

Cumhuriyet Bayramının kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlarda şenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk,Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiştir.

Cumhuriyetin ilanı | Cumhuriyet Nasıl İlan Edildi

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiştir. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi, yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır,” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günüAnkara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal Paşa’yı ‘Meclis Başkanı’ seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.

Kurtuluş Savaşının zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Padişah Vahdettin ‘vatan haini’ ilan edilmiş ve yurdu terk etmiştir.

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan şehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileriLozan Barış Antlaşmasını imzalamıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmıştır fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara başkent ilan edilmiştir. Bu dönemde Atatürk egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı. Atatürk 28 Ekim akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz,” demiştir.

29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiştir. Meclis önergeyi kabul etmiştir ve böylece Türkiye Devletinin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiştir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanıolmuştur. Halk da Cumhuriyetin ilanını sevinç ve coşku ile karşılamıştır.

Cumhuriyette Atatürk’ün de söylediği gibi, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

29 Ekim Nasıl Bayram Olarak Kabul Edildi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu(1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti(Dışişleri Bakanlığı)’nce düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir.[2] Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır.

 

CUMHURİYET BAYRAMI ( 28 – 29 Ekim )

29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 – 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkun törenlerle kutlarız.

Cumhuriyet Yönetiminden önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından 1299’da Söğüt ‘de kuruldu. Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda, otuz altı padişah yönetti. Son padişah Sultan Vahdettin’dir.

Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah, şah, kral, hakan, sultan denirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğula geçerdi. Oğulun küçük olması, deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk, sorumsuz, denetimsiz yönetimine mutlakiyet denir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi.

Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet’te egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri – milletvekilleri- aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri ulusu adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini değiştirirler.

 

ÜLKEMİZDE CUMHURİYETİN KURULUŞU

Osmanlı İmparatorluğu’nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı. 1914’te başlayan Birinci Dünya Savaşı’na dünyanın belli öbaşlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a geldi. Erzurum’da, Sıvas’ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa’yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923’te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923’te Ankara Başkent oldu. Atatürk ; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırdı. Onlara , “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” Dedi.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.

Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet’in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyet ; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet’i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.

 

CUMHURİYET NASIL İLAN EDİLDİ

O günlerde bütün gazeteciler ve halk merakta idi. Bir yenilik var… Fakat bu nedir ? Bir türlü belli olmuyordu. Ben o zamanlar Öğüt Gazetesinde çalışıyordum. Meclisin bütün toplantılarına devam ediyordum.

Atatürk Çankaya’da kendisine konuk olan arkadaşlarına Cumhuriyet’i ilan etmenin zamanı geldiğini, bildiriyor. Bunun için anayasada değişiklik yapmak gerektiğini açıklıyordu. 28 Ekim 1923 günü konukları gittikten sonra İsmet İnönü ile birlikte anayasada ne gibi değişiklikler yapılacağını görüştüler.

1923 yılının Ekim ayının yirmi dokuzuncu Pazartesi sabahı idi. Güneşli bir hava. Samanpazarı ve Karaoğlan’dan insanlar sel gibi meclise doğru akıyordu. Kalpaklı, başlıklı, fesli erkekler ve bunların arasında kadınlar, meclisin karşısındaki Millet Bahçesi’ne meydana toplanmışlardı.

Halk Millet Meclisinin kararını merakla bekliyordu. Birçokları tanımadıkları milletvekillerine yaklaşıyor, haber soruyordu. Güneş battı. Karanlık bastı. Buna rağmen halk dağılmıyordu. Hepimiz sabırsızlıkla bir haber bekliyorduk. Meclisin dar kapısından bir milletvekili çıktı. Orada bulunan gazeteciler, hepimiz milletvekilinin etrafını çevirdik. Milletvekili :

– Şu dakika içerde pek mutlu ve tarihsel kararlar veriliyor, dedi. Dışarıya sızan haber bu kadardı.

Akşam saat on sekiz kırk beş’ti Millet Meclisi oturumu açıldı. Donuk bir ışık. Sağda dinleyicilere ayrılmış bir yer, solda gazeteciler balkonu, ortada okul sıralarında oturmuş milletvekilleri, Atatürk yok. Bütün milletvekilleri sıkışık bir durumda oturuyorlardı. Bu sessizlik içinde İsmet İnönü : Anayasanın birinci maddesinin “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye Devletinin hükümet şekli cumhuriyettir” biçiminde değiştirilmesi için görüşme açılsın dedi. Değiştirilmesi istenen başka maddeler de vardı. Değişiklik isteği üzerine birçok milletvekili söz aldı. Heyecanlı konuşmalar yapıldı. Bu sırada milli şair Mehmet Emin Yurdakul söz alarak orada bulunanları “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırmaya davet etti. Bütün milletvekilleri tek bir vücut gibi harekete geçti, ayağa kalktılar. Gün görmüş gaziler, generaller, kalemleriyle, kılıçlarıyla bu memlekete hizmet etmiş kahramanlar dimdik durdular. Sonra hep bir ağızdan “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdılar. Anayasa değişikliği görüşmeleri tamamlandıktan sonra değişiklik isteği oya sunuldu. Bütün eller “kabul” diye kalktı. Türkiye devletinin cumhuriyet olduğunu belirleyen değişiklik oy birliği ile kabul edildi. Saat sekiz buçuktu. Bu dakikadan itibaren Türkiye Devleti’nin adı Cumhuriyet olmuştu.

Bu cumhuriyete bir başkan seçmek gerekiyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanlığı seçimine 158 milletvekili katıldı. Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal Cumhurbaşkanlığına seçildi.

Bu anda Kemal Atatürk meclis salonunda göründü. Alkışlar arasında kürsüye çıktı. Herkes Atatürk’ü dinliyordu. Konuşmasını bitirdiği zaman uzun uzun alkışlandı. Gök gürültüsünü andıran alkışlar arasında Atatürk yerine oturdu.

Halk meclisin önünde bekliyordu. Cumhuriyetin ilanını ve Atatürk’ün Cumhurbaşkanı seçildiğini duyunca coştu. Bu arada 101 pare top atıldı. Top sesleri Türk ulusuna cumhuriyeti ilan ediyordu. Türk ulusu, yıllardan beri hasretini çektiği egemenliğe ve cumhuriyete kavuşmuştu.

Enver Behnan ŞAHPOLYO

 

Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku (29 Ekim 10. Yıl Kuruluş Nutku)

Not: Bu metin Günümüz Türkçesi ile yazılmış olarak bulunmaktadır.

Türk Milleti!

Kurtuluş savaşına başladığımızın 15’inci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır.

Kutlu olsun!

Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.

Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.

Büyük Türk Milleti,

On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk Milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933, Ankara

 

CUMHURİYETİN GELİŞİMİ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ

İnsanların, kendini yönetmesi anlamına gelen yani halkın kendi kendi yönetmesi tek elden yönetimin zıttı karşıtı olan Cumhuriyet rejiminin doğal bir gelişimi bulunur. Yunan ve Roma medeniyetleri ile başlayan Cumhuriyet rejimi süreci, Ortaçağ Avrupasının karanlıklarında bir müddet bocalasa da, İngilizlerin Meşrutiyeti, A.B.D.’nin kurulması ve Fransa ihtilali ile gelişerek 20.yy. başına kadar geldi.

Türk tarihine baktığımızda ise; Osmanlı’nın son dönemlerinde benzer hareketleri illegal de olsa görmek mümkün. Tanzimat ve İslahat Fermanları, I. ve II. Meşrutiyetler en önemli aşamalardır.

1- Düşünce,

2- Gerçekleşme,

3- Gelişme. Bu gelişmeler düzgün ve dengeli bir yol izler. Atatürk’ün kafasındaki Cumhuriyet anlayışı

Fransız ihtilali fikirleri ile başlar. Öğrencilik yıllarında oluşan Cumhuriyet fikri, zamanla olgunlaşır. Osmanlı’nın I. Dünya savaşından mağlup çıkması, bağımsızlığımızı tehlikeye düşürmüştü. Fakat daha ayağının tozuyla geldiği İstanbul’da itilaf devletleri donanmalarını gören M.Kemal “Geldikleri gibi giderler” diyerek yeni bir meşaleyi ateşliyordu.

19 Mayıs 1919 tarihinde Samsuna çıkan Mustafa Kemal zihninde oluşturduğu önemli kararını tatbikata başladı. Fakat ortamın hazır olmayışı fikirlerini söylemesine izin vermiyordu. 19 Mayıs’tan, I.İnönü zaferine kadar sürecek milli mücadelenin hazırlık aşaması denir. Bu aşamada düzenlenen genelgeler ve kongrelerin ortak amacı; Anadolu insanını tek bir yürek haline getirmek ve hedefe kilitlemekti. Bu aşamanın ardından düşmanlara karşı harekete geçmenin zamanı gelmiş ve silahlı mücadele adını verdiğimiz II. kısım başlamıştır. Tarihi kahramanlıklarla dolu olan milletimiz İnönü savaşlarında,

Sakarya savaşında ve Büyük Taarruzda yeni bir kahramanlık destanı daha yazdı. 9 Eylül’de düşman Anadolu’ya ayak bastığı yer olan İzmir’de tekrar denize döküldü. Böylece milli mücadelemizin askeri kısmı tamamlandı.

Artık sıra savaş meydanlarında kazanılan başarının siyasi anlamda ve devletlerarası hukuk alanında da tanınmasına geldi. Lozan Antlaşması bu aşamanın gerçekleşmesini sağladı.

29 Ekim 1923 tarihinde bağımsız Türkiye devleti tercihini Cumhuriyetten yana kullanarak yeni bir döneme girmiş oldu. Bu aşamanın temel amacı Türkiye’yi ve Türk Milletini Muassır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bu mücadele ve gayretimiz halen devam etmektedir.

Cumhuriyetimizin 88. yılını kutlarken her zaman güçlü ve dinamik

bir Cumhuriyetin korunması temennisiyle nice 88. yıllara …

 

CUMHURİYETİN 50. YIL MARŞI

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına.

Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına.

Bu rüzgârla şahlanmış dalga dalga bayrağım.

Başka bir tuğ yaraşmaz Türk’ün özgür başına.

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu.

Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

Yıllan bir çığ gibi aşarak hafta hafta

Koşuyoruz durmadan kadın – erkek bir safta…

Elimizde meşale, ilke Atatürk,

Işıklarla donattık ülkeyi her tarafta…

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

Aynı kandan feyz alır bunca toprak, bunca taş.

Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş.

Tekniğin dev nabzında her adım, her dakika,

Çarklarda aynı tempo, yüreklerde aynı marş.

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yola.

“Yurtta barış” ilk hedef. “Cihanda sulh” parola.

Koparamaz hiçbir güç bizi millî birlikten,

Ata’mızın izinde koşuyoruz kol kola…

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

Yaşasın hür ulusum, soylu gencim, benliğim,

Yaşasın şanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim.

Ersin elli yıllarım nice mutlu çağlara.

Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim.

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,

Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

Bekir Sıtkı ERDOĞAN

 

ATATÜRK’ÜN CUMHURİYET İLE İLGİLİ SÖZLERİ

Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.

***

Benim nâçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

***

Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

***

Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur.

***

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftandır. Samimî ve meşru olmak şartıyla, her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir.

***

Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

***

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.

***

Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.

***

Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir.

 

CUMHURİYET BAYRAMI ŞİİRLERİ

 

B U G Ü N

Durmadan dalgalan şanlı bayrağım,

Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,

Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Ağaçlar bezensin, dallar süslensin,

Bahçeler donansı güller süslensin.

Ata’nın geçtiği yollar süslendin.

Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Yurt için savaşmak bir şanlı düğün,

Yaşamak tutkusu her şeyden üstün.

İstiklal sevdası ufkumuzda gün,

Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Tarihe sığmayan şanlar Türk’ündür,

Ölümden korkmayan canlar Türk’ündür.

Bayrağa renk veren, kanlar Türk’ündür,

Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Ata’mız her zaman kalbimizde hız,

Ülkümüz uğrunda ölmek andımız.

Şölenler kurulsun, içilsin kımız,

Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Kanını toprağa katanımız var,

Bayrağın altında yatanımız var,

Destanlar kaynağı vatanımız var,

Yurdumun en büyük bayramı bugün.

Uluğ TURANLIOĞLU

——————————————————————————

CUMHURİYET BAYRAMI

Bir zamanlar yurdumuzda

Bir başka devlet varmış,

Başındaki padişah

Ne isterse yaparmış.

Millet onun yanında

Köle imiş, kul imiş,

Türklerin vatanında

Yıllar sürmüş bu gidiş.

Vatan kalmış bakımsız

Millet fakir perişan

Sönüp gitmiş eski hız

Yurda saldırmış düşman.

Atatürk padişaha

Düşmana karşı durmuş,

Yurdumuzu kurtarmış

Cumhuriyeti kurmuş.

İ.Hakkı TALAS

******************

29 EKİM

Cumhuriyet bayramı

Geldi diye ne mutlu !

Bayraklarla donattık,

Güzel okulumuzu.

Sokaklarda, evlerde

Al bayrak dalgalanır.

Onun al rengini

Bütün bir dünya tanır.

Yirmi dokuz Ekimi

Karşılarız neşeyle

Çünkü bugün erdik,

Büyük Cumhuriyet’e

Yürüyün arkadaşlar

Hep ileri koşalım,

Bugün bayramımız var,

Gelin bayramlaşalım.

Ali PÜSKÜLLÜOĞLU

**************************

CUMHURİYET

Al yıldızlı al bayraklar,

Her yanda dalgalanıyor.

Süslendi evler, sokaklar

Renk renk ışıklar yanıyor.

Yirmi üç yıl önce bugün.

Cumhuriyet kurdu millet,

Bize büyük Atatürk’ün,

Armağanı Cumhuriyet.

En birinci vazifemiz,

Onun yolunda yürümek.

Canımız gibi koruruz,

Cumhuriyet Türklük demek.

Sevinçle, sağlıkla geçsin.

Sabahımız, akşamımız.

Kutlu olsun hepimize,

Cumhuriyet Bayramımız.

Vasfi Mahir KOCATÜRK

************************************

CUMHURİYET

Biziz bu memleketin,

Kanı, iliği, eti,

Yirmi dokuz Ekim’de,

Kurduk Cumhuriyeti.

Yirmi dokuz Ekim’de,

Yeni bir ay parladı.

İşte bu parlak ayın,

Cumhuriyettir adı.

Yirmi dokuz Ekim’de,

Bütün ışıklar yansın,

Caddeler baştan başa,

Bayraklarla donansın.

Elele tutuşalım,

Hiç değişmez bu niyet,

Yaşasın Türk Milleti,

Yaşasın Cumhuriyet.

Halil SOYUER

*****************************

 

29 EKİM

En güzel günümüzdür,

Demokrasi ürünüdür,

Atatürk’ün eseridir,

Yirmi Dokuz Ekimler.

Vatandaşın hür sesi,

Vatanımın neşesi,

Kucaklıyor herkesi,

Yirmi Dokuz Ekimler.

Cumhuriyet kuruldu,

Türk’ün sesi duyuldu,

Törenlerle kutlandı,

Yirmi Dokuz Ekimler.

Fethi BOLAYIR

CUMHURİYET

Gönül verdik,

Sana erdik.

Ey hürriyet,

Cumhuriyet.

Herkes sever,

Seni över.

Ey hürriyet,

Cumhuriyet.

Canımızsın,

Şanımızsın.

Ey hürriyet,

Cumhuriyet.

A.O.ATOK

***********************

CUMHURİYET MARŞI

Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet

Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !

Gazimin sen en büyük yadigarısın bana

Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !

Dalgalansın her tarafta şanlı Türk’ün bayrağı

Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı !

Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet

Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet !


Arama sonuçları: 29 ekim,  CUMHURİYETİN İLANI,  cumhuriyetin ilanı ile ilgili resimler,  29 ekim atatrk,  29 ekim nedir, 
Share.

About Author

2000'li yılların başlarında başlayan bilgisayar merakım, beni bugün burada sizlerle buluşturuyor...Hukuk eğitimimin yanında bilişim ve teknoloji dünyasında kendi çapımda hobi olarak uğraşmaktayım.. :))

Leave A Reply

Sağlık Bilgisi | HukukBH