Cumhuriyet Nedir? 29 Ekim (29. 10.2011 Cumartesi Cumhuriyetin 88. Yılı) Neden Cumhuriyet Bayramı Olarak Kutlanır, Cumhuriyet Bayramı Önemi ve Anlamı ve Atatürk’ün 10. Yıl Nutku, Cumhuriyet Bayramı Şiirleri
Cumhuriyet, Osmanlı Devletinin Monarşik rejiminin yerine getirilen yeni rejimin adıdır. Türkiye Büyük Milleti’nin (TBMM) 29 Ekim 1923’te bunu ilân etmesiyle bugün Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde her yıl kutlanan millî bir bayramımızdır.
Cumhuriyet Bayramının kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlarda şenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk,Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933tarihinde verdiÄŸi 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiÅŸtir.
Bu Yazıda Yer Alan Önemli BaÅŸlıklar;
- Cumhuriyetin ilanı | Cumhuriyet Nasıl İlan Edildi
- 29 Ekim Nasıl Bayram Olarak Kabul Edildi
- CUMHURİYET BAYRAMI ( 28 – 29 Ekim )
- ÜLKEMİZDE CUMHURİYETİN KURULUŞU
- CUMHURİYET NASIL İLAN EDİLDİ
- Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku (29 Ekim 10. Yıl KuruluÅŸ Nutku)
- CUMHURİYETİN GELİŞİMİ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
- CUMHURİYETİN 50. YIL MARŞI
- ATATÜRK’ÜN CUMHURİYET İLE İLGİLİ SÖZLERİ
- CUMHURİYET BAYRAMI ŞİİRLERİ
Cumhuriyetin ilanı | Cumhuriyet Nasıl İlan Edildi
Mustafa Kemal PaÅŸa 19 Mayıs 1919′da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni saÄŸlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiÅŸtir. Ülkenin çoÄŸu ilinde kongreler düzenlemiÅŸ ve “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi, yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır,” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günüAnkara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal PaÅŸa’yı ‘Meclis BaÅŸkanı’ seçmiÅŸtir. Mustafa Kemal PaÅŸa’nın önderliÄŸinde Büyük Millet Meclisi, Türk KurtuluÅŸ Savaşı’nı baÅŸlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaÅŸ vermiÅŸ, omuz omuza mücadele etmiÅŸtir.
KurtuluÅŸ Savaşının zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922′de saltanatı kaldırmıştır. PadiÅŸah Vahdettin ‘vatan haini’ ilan edilmiÅŸ ve yurdu terk etmiÅŸtir.
24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan ÅŸehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileriLozan Barış AntlaÅŸmasını imzalamıştır. Bu antlaÅŸma ile yeni bir devletin temelleri atılmıştır fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiÅŸtir.
İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 AÄŸustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara baÅŸkent ilan edilmiÅŸtir. Bu dönemde Atatürk egemenliÄŸin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya baÅŸlamıştı. Atatürk 28 Ekim akÅŸamı yakın arkadaÅŸlarını Çankaya’da yemeÄŸe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceÄŸiz,” demiÅŸtir.
29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiÅŸtir. Meclis önergeyi kabul etmiÅŸtir ve böylece Türkiye Devletinin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiÅŸtir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyetinin ilk cumhurbaÅŸkanıolmuÅŸtur. Halk da Cumhuriyetin ilanını sevinç ve coÅŸku ile karşılamıştır.
Cumhuriyette Atatürk’ün de söylediÄŸi gibi, egemenlik kayıtsız ÅŸartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.
29 Ekim Nasıl Bayram Olarak Kabul Edildi
29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu(1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.
2 Åžubat 1925′te, Hariciye Vekaleti(DışiÅŸleri Bakanlığı)’nce düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiÅŸtir.[2] Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiÅŸ ve 18 Nisan’da karara baÄŸlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiÅŸtir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925′ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya baÅŸlamıştır.
CUMHURİYET BAYRAMI ( 28 – 29 Ekim )
29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiÄŸi gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 – 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coÅŸkun törenlerle kutlarız.
Cumhuriyet Yönetiminden önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluÄŸu idi. Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından 1299′da Söğüt ‘de kuruldu. Osmanlı devlet yöneticisine padiÅŸah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda, otuz altı padiÅŸah yönetti. Son padiÅŸah Sultan Vahdettin’dir.
Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah, şah, kral, hakan, sultan denirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğula geçerdi. Oğulun küçük olması, deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk, sorumsuz, denetimsiz yönetimine mutlakiyet denir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir.
Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi.
Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet’te egemenlik kayıtsız ÅŸartsız ulusundur. Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri – milletvekilleri- aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri ulusu adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini deÄŸiÅŸtirirler.
ÜLKEMİZDE CUMHURİYETİN KURULUŞU
Osmanlı İmparatorluÄŸu’nda, ikinci MeÅŸrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı baÅŸladı. 1914′te baÅŸlayan Birinci Dünya Savaşı’na dünyanın belli öbaÅŸlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaÅŸ sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. SavaÅŸ kurallarına göre biz de yenilmiÅŸ sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.
Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal PaÅŸa, 19 Mayıs 1919′da Samsun’a geldi. Erzurum’da, Sıvas’ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal PaÅŸa “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal PaÅŸa’yı baÅŸkan seçti. Mustafa Kemal PaÅŸa’nın önderliÄŸinde Büyük Millet Meclisi Ulusal KurtuluÅŸ Savaşı’nı baÅŸlattı. Bir yandan efeler, dadaÅŸlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da savaÅŸtılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.
Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.
İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 AÄŸustos 1923′te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923′te Ankara BaÅŸkent oldu. Atatürk ; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya baÅŸladı. 28 Ekim 1923 akÅŸamı yakın arkadaÅŸlarını Çankaya’da yemeÄŸe çağırdı. Onlara , “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceÄŸiz.” Dedi.
29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.
Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk CumhurbaÅŸkanı oldu. Cumhuriyet’in ilanı yurtta sevinç ve coÅŸku ile karşılandı.
Cumhuriyet ; yurttaÅŸların seçme ve seçilme hakkının olduÄŸu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiÄŸi yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet’i korumak, kollamak, yaÅŸatmak her yurttaşın ödevidir.
CUMHURİYET NASIL İLAN EDİLDİ
O günlerde bütün gazeteciler ve halk merakta idi. Bir yenilik var… Fakat bu nedir ? Bir türlü belli olmuyordu. Ben o zamanlar Öğüt Gazetesinde çalışıyordum. Meclisin bütün toplantılarına devam ediyordum.
Atatürk Çankaya’da kendisine konuk olan arkadaÅŸlarına Cumhuriyet’i ilan etmenin zamanı geldiÄŸini, bildiriyor. Bunun için anayasada deÄŸiÅŸiklik yapmak gerektiÄŸini açıklıyordu. 28 Ekim 1923 günü konukları gittikten sonra İsmet İnönü ile birlikte anayasada ne gibi deÄŸiÅŸiklikler yapılacağını görüştüler.
1923 yılının Ekim ayının yirmi dokuzuncu Pazartesi sabahı idi. GüneÅŸli bir hava. Samanpazarı ve KaraoÄŸlan’dan insanlar sel gibi meclise doÄŸru akıyordu. Kalpaklı, baÅŸlıklı, fesli erkekler ve bunların arasında kadınlar, meclisin karşısındaki Millet Bahçesi’ne meydana toplanmışlardı.
Halk Millet Meclisinin kararını merakla bekliyordu. Birçokları tanımadıkları milletvekillerine yaklaşıyor, haber soruyordu. Güneş battı. Karanlık bastı. Buna rağmen halk dağılmıyordu. Hepimiz sabırsızlıkla bir haber bekliyorduk. Meclisin dar kapısından bir milletvekili çıktı. Orada bulunan gazeteciler, hepimiz milletvekilinin etrafını çevirdik. Milletvekili :
- Şu dakika içerde pek mutlu ve tarihsel kararlar veriliyor, dedi. Dışarıya sızan haber bu kadardı.
AkÅŸam saat on sekiz kırk beÅŸ’ti Millet Meclisi oturumu açıldı. Donuk bir ışık. SaÄŸda dinleyicilere ayrılmış bir yer, solda gazeteciler balkonu, ortada okul sıralarında oturmuÅŸ milletvekilleri, Atatürk yok. Bütün milletvekilleri sıkışık bir durumda oturuyorlardı. Bu sessizlik içinde İsmet İnönü : Anayasanın birinci maddesinin “Egemenlik kayıtsız ÅŸartsız milletindir. Türkiye Devletinin hükümet ÅŸekli cumhuriyettir” biçiminde deÄŸiÅŸtirilmesi için görüşme açılsın dedi. DeÄŸiÅŸtirilmesi istenen baÅŸka maddeler de vardı. DeÄŸiÅŸiklik isteÄŸi üzerine birçok milletvekili söz aldı. Heyecanlı konuÅŸmalar yapıldı. Bu sırada milli ÅŸair Mehmet Emin Yurdakul söz alarak orada bulunanları “YaÅŸasın Cumhuriyet” diye bağırmaya davet etti. Bütün milletvekilleri tek bir vücut gibi harekete geçti, ayaÄŸa kalktılar. Gün görmüş gaziler, generaller, kalemleriyle, kılıçlarıyla bu memlekete hizmet etmiÅŸ kahramanlar dimdik durdular. Sonra hep bir ağızdan “YaÅŸasın Cumhuriyet” diye bağırdılar. Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi görüşmeleri tamamlandıktan sonra deÄŸiÅŸiklik isteÄŸi oya sunuldu. Bütün eller “kabul” diye kalktı. Türkiye devletinin cumhuriyet olduÄŸunu belirleyen deÄŸiÅŸiklik oy birliÄŸi ile kabul edildi. Saat sekiz buçuktu. Bu dakikadan itibaren Türkiye Devleti’nin adı Cumhuriyet olmuÅŸtu.
Bu cumhuriyete bir baÅŸkan seçmek gerekiyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk CumhurbaÅŸkanlığı seçimine 158 milletvekili katıldı. Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal CumhurbaÅŸkanlığına seçildi.
Bu anda Kemal Atatürk meclis salonunda göründü. Alkışlar arasında kürsüye çıktı. Herkes Atatürk’ü dinliyordu. KonuÅŸmasını bitirdiÄŸi zaman uzun uzun alkışlandı. Gök gürültüsünü andıran alkışlar arasında Atatürk yerine oturdu.
Halk meclisin önünde bekliyordu. Cumhuriyetin ilanını ve Atatürk’ün CumhurbaÅŸkanı seçildiÄŸini duyunca coÅŸtu. Bu arada 101 pare top atıldı. Top sesleri Türk ulusuna cumhuriyeti ilan ediyordu. Türk ulusu, yıllardan beri hasretini çektiÄŸi egemenliÄŸe ve cumhuriyete kavuÅŸmuÅŸtu.
Enver Behnan ÅžAHPOLYO
Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku (29 Ekim 10. Yıl KuruluÅŸ Nutku)
Not: Bu metin Günümüz Türkçesi ile yazılmış olarak bulunmaktadır.Türk Milleti!
KurtuluÅŸ savaşına baÅŸladığımızın 15′inci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduÄŸu en büyük bayramdır.
Kutlu olsun!
Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.
Yurttaşlarım!
Az zamanda çok ve büyük iÅŸler yaptık. Bu iÅŸlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun deÄŸerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük iÅŸler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniÅŸ refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiÅŸ asırların gevÅŸetici zihniyetine göre deÄŸil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük iÅŸler baÅŸaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiÅŸtir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduÄŸu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuÄŸu meÅŸale, müspet ilimdir.
Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.
Büyük Türk Milleti,
On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk Milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933, Ankara
CUMHURİYETİN GELİŞİMİ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
İnsanların, kendini yönetmesi anlamına gelen yani halkın kendi kendi yönetmesi tek elden yönetimin zıttı karşıtı olan Cumhuriyet rejiminin doÄŸal bir geliÅŸimi bulunur. Yunan ve Roma medeniyetleri ile baÅŸlayan Cumhuriyet rejimi süreci, OrtaçaÄŸ Avrupasının karanlıklarında bir müddet bocalasa da, İngilizlerin MeÅŸrutiyeti, A.B.D.’nin kurulması ve Fransa ihtilali ile geliÅŸerek 20.yy. başına kadar geldi.
Türk tarihine baktığımızda ise; Osmanlı’nın son dönemlerinde benzer hareketleri illegal de olsa görmek mümkün. Tanzimat ve İslahat Fermanları, I. ve II. MeÅŸrutiyetler en önemli aÅŸamalardır.
1- Düşünce,
2- Gerçekleşme,
3- GeliÅŸme. Bu geliÅŸmeler düzgün ve dengeli bir yol izler. Atatürk’ün kafasındaki Cumhuriyet anlayışı
Fransız ihtilali fikirleri ile baÅŸlar. Öğrencilik yıllarında oluÅŸan Cumhuriyet fikri, zamanla olgunlaşır. Osmanlı’nın I. Dünya savaşından maÄŸlup çıkması, bağımsızlığımızı tehlikeye düşürmüştü. Fakat daha ayağının tozuyla geldiÄŸi İstanbul’da itilaf devletleri donanmalarını gören M.Kemal “Geldikleri gibi giderler” diyerek yeni bir meÅŸaleyi ateÅŸliyordu.
19 Mayıs 1919 tarihinde Samsuna çıkan Mustafa Kemal zihninde oluÅŸturduÄŸu önemli kararını tatbikata baÅŸladı. Fakat ortamın hazır olmayışı fikirlerini söylemesine izin vermiyordu. 19 Mayıs’tan, I.İnönü zaferine kadar sürecek milli mücadelenin hazırlık aÅŸaması denir. Bu aÅŸamada düzenlenen genelgeler ve kongrelerin ortak amacı; Anadolu insanını tek bir yürek haline getirmek ve hedefe kilitlemekti. Bu aÅŸamanın ardından düşmanlara karşı harekete geçmenin zamanı gelmiÅŸ ve silahlı mücadele adını verdiÄŸimiz II. kısım baÅŸlamıştır. Tarihi kahramanlıklarla dolu olan milletimiz İnönü savaÅŸlarında,
Sakarya savaşında ve Büyük Taarruzda yeni bir kahramanlık destanı daha yazdı. 9 Eylül’de düşman Anadolu’ya ayak bastığı yer olan İzmir’de tekrar denize döküldü. Böylece milli mücadelemizin askeri kısmı tamamlandı.
Artık sıra savaş meydanlarında kazanılan başarının siyasi anlamda ve devletlerarası hukuk alanında da tanınmasına geldi. Lozan Antlaşması bu aşamanın gerçekleşmesini sağladı.
29 Ekim 1923 tarihinde bağımsız Türkiye devleti tercihini Cumhuriyetten yana kullanarak yeni bir döneme girmiÅŸ oldu. Bu aÅŸamanın temel amacı Türkiye’yi ve Türk Milletini Muassır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bu mücadele ve gayretimiz halen devam etmektedir.
Cumhuriyetimizin 88. yılını kutlarken her zaman güçlü ve dinamik
bir Cumhuriyetin korunması temennisiyle nice 88. yıllara …
CUMHURİYETİN 50. YIL MARŞI
Müjdeler var yurdumun toprağına taşına.
Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına.
Bu rüzgârla şahlanmış dalga dalga bayrağım.
BaÅŸka bir tuÄŸ yaraÅŸmaz Türk’ün özgür başına.
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu.
Atatürk’ün çizdiÄŸi çaÄŸdaÅŸ uygarlık yolu.
Yıllan bir çığ gibi aşarak hafta hafta
KoÅŸuyoruz durmadan kadın – erkek bir safta…
Elimizde meşale, ilke Atatürk,
Işıklarla donattık ülkeyi her tarafta…
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
Atatürk’ün çizdiÄŸi çaÄŸdaÅŸ uygarlık yolu.
Aynı kandan feyz alır bunca toprak, bunca taş.
Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş.
Tekniğin dev nabzında her adım, her dakika,
Çarklarda aynı tempo, yüreklerde aynı marş.
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
Atatürk’ün çizdiÄŸi çaÄŸdaÅŸ uygarlık yolu.
Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yola.
“Yurtta barış” ilk hedef. “Cihanda sulh” parola.
Koparamaz hiçbir güç bizi millî birlikten,
Ata’mızın izinde koÅŸuyoruz kol kola…
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
Atatürk’ün çizdiÄŸi çaÄŸdaÅŸ uygarlık yolu.
Yaşasın hür ulusum, soylu gencim, benliğim,
Yaşasın şanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim.
Ersin elli yıllarım nice mutlu çağlara.
Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim.
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
Atatürk’ün çizdiÄŸi çaÄŸdaÅŸ uygarlık yolu.
Bekir Sıtkı ERDOĞAN
ATATÜRK’ÜN CUMHURİYET İLE İLGİLİ SÖZLERİ
Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.
***
Benim nâçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
***
Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
***
Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur.
***
Cumhuriyet fikir serbestliği taraftandır. Samimî ve meşru olmak şartıyla, her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir.
***
Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.
***
Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet ÅŸekli demektir.
***
Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.
***
Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir.
CUMHURİYET BAYRAMI ŞİİRLERİ
B U G Ü N
Durmadan dalgalan şanlı bayrağım,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ağaçlar bezensin, dallar süslensin,
Bahçeler donansı güller süslensin.
Ata’nın geçtiÄŸi yollar süslendin.
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Yurt için savaşmak bir şanlı düğün,
Yaşamak tutkusu her şeyden üstün.
İstiklal sevdası ufkumuzda gün,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Tarihe sığmayan ÅŸanlar Türk’ündür,
Ölümden korkmayan canlar Türk’ündür.
BayraÄŸa renk veren, kanlar Türk’ündür,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ata’mız her zaman kalbimizde hız,
Ülkümüz uğrunda ölmek andımız.
Şölenler kurulsun, içilsin kımız,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Kanını toprağa katanımız var,
Bayrağın altında yatanımız var,
Destanlar kaynağı vatanımız var,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
UluÄŸ TURANLIOÄžLU
——————————————————————————
CUMHURİYET BAYRAMI
Bir zamanlar yurdumuzda
Bir başka devlet varmış,
Başındaki padişah
Ne isterse yaparmış.
Millet onun yanında
Köle imiş, kul imiş,
Türklerin vatanında
Yıllar sürmüş bu gidiş.
Vatan kalmış bakımsız
Millet fakir periÅŸan
Sönüp gitmiş eski hız
Yurda saldırmış düşman.
Atatürk padişaha
Düşmana karşı durmuş,
Yurdumuzu kurtarmış
Cumhuriyeti kurmuÅŸ.
İ.Hakkı TALAS
******************
29 EKİM
Cumhuriyet bayramı
Geldi diye ne mutlu !
Bayraklarla donattık,
Güzel okulumuzu.
Sokaklarda, evlerde
Al bayrak dalgalanır.
Onun al rengini
Bütün bir dünya tanır.
Yirmi dokuz Ekimi
Karşılarız neşeyle
Çünkü bugün erdik,
Büyük Cumhuriyet’e
Yürüyün arkadaşlar
Hep ileri koşalım,
Bugün bayramımız var,
Gelin bayramlaşalım.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
**************************
CUMHURİYET
Al yıldızlı al bayraklar,
Her yanda dalgalanıyor.
Süslendi evler, sokaklar
Renk renk ışıklar yanıyor.
Yirmi üç yıl önce bugün.
Cumhuriyet kurdu millet,
Bize büyük Atatürk’ün,
Armağanı Cumhuriyet.
En birinci vazifemiz,
Onun yolunda yürümek.
Canımız gibi koruruz,
Cumhuriyet Türklük demek.
Sevinçle, sağlıkla geçsin.
Sabahımız, akşamımız.
Kutlu olsun hepimize,
Cumhuriyet Bayramımız.
Vasfi Mahir KOCATÜRK
************************************
CUMHURİYET
Biziz bu memleketin,
Kanı, iliği, eti,
Yirmi dokuz Ekim’de,
Kurduk Cumhuriyeti.
Yirmi dokuz Ekim’de,
Yeni bir ay parladı.
İşte bu parlak ayın,
Cumhuriyettir adı.
Yirmi dokuz Ekim’de,
Bütün ışıklar yansın,
Caddeler baÅŸtan baÅŸa,
Bayraklarla donansın.
Elele tutuşalım,
Hiç değişmez bu niyet,
Yaşasın Türk Milleti,
Yaşasın Cumhuriyet.
Halil SOYUER
*****************************
29 EKİM
En güzel günümüzdür,
Demokrasi ürünüdür,
Atatürk’ün eseridir,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Vatandaşın hür sesi,
Vatanımın neşesi,
Kucaklıyor herkesi,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Cumhuriyet kuruldu,
Türk’ün sesi duyuldu,
Törenlerle kutlandı,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Fethi BOLAYIR
CUMHURİYET
Gönül verdik,
Sana erdik.
Ey hürriyet,
Cumhuriyet.
Herkes sever,
Seni över.
Ey hürriyet,
Cumhuriyet.
Canımızsın,
Şanımızsın.
Ey hürriyet,
Cumhuriyet.
A.O.ATOK
***********************
CUMHURİYET MARŞI
Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !
Gazimin sen en büyük yadigarısın bana
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !
Dalgalansın her tarafta ÅŸanlı Türk’ün bayrağı
Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı !
Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet
Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet !
Google arama sonuçları
| [ cumhuriyet bayramı, cumhuriyetin ilanı, ataturk ile ilgili gorseller, cumhuriyetin ilanı ile ilgili resimler, cumhuriyetin ilanı ile i lgili resimler, cumhuriyet güneşi şiirinin anlam ve önemi, 19 mayıs şiirleri, 19 mayıstan 29 ekime kadar atatürkün yaptığı çalışmalar, 19 mayıs nasıl ilan edildi, cumhuriyet ilanı, ] |




