DİKSİYON ve ÖNEMİ

0
22

 

      Biz insanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliğimiz kuşkusuz düşünmek ve düşündüklerimizi düzgün olarak anlatmaktır. Ama konuşmak gelişigüzel söylemek değildir. Bu yüzden insanlığın varolduğundan beri konuşma “söz söyleme sanatı” olarak bir meziyet sayılmış, güzel ve etkili konuşanlara belli ayrıcalıklar tanınmıştır. Söz insanın doğal bir anlatım aracı değildir. Nasıl doğadaki tanzim edilmemiş sesler notalarla bir müzik parçası haline geliyorsa, söz de eğitimle konuşma haline gelir.

Latinceden Fransızcaya oradan da dilimize geçmiş olan diksiyon sözcüğü konuşurken sözcüklerin seçimi ve düzeni anlamına gelmektedir… Burada, diksiyon sözcüğü ile konuşmak için sesi ve söyleyiş tarzını doğru ve en etkili biçimde kullanmayı kastediyoruz.

Diksiyon çalışmaları iki aşamada yürütülür:

  • Birincisi ses eğitimi,
  • İkincisi ise vücut hareketlerini de kullanarak anlatım uygulamaları yapmaktır.

Bir sahne sanatçısından nasıl güzel konuşması beklenirse şairden de aynı şekilde güzel şiir okuması beklenir. Oysa pekçok şair, şiirini sıkıcı bir tarzda okumaktadır. İyi bir konuşmacı olmak sadece gür sesle bağırıp çağırmak da değildir. Böyle bir ses gösterisi dinleyenlerde sadece şok tesiri yapar. Herkes bir topluluk karşısında konuşma ihtiyacını duyar. Bu ihtiyaç yoğun bir iletişim ağı içinde bulunan insan için, günümüzde daha çok artmıştır.

İnsan öğrendiklerini başkalarıyla paylaşmak ister. Bu istek aynı zamanda bir zorunluluktur. Bunları anlatırken zevkle dinletmesini bilmelidir.  Güzel konuşan kimileri için “ağzından bal damlıyor” ifadesini kullanırız. Yunus Emre, asırlar önce sözün önemini ve doğru olarak kullanılmasını “söz ola kese savaşı/Söz ola kestire başı/Söz ola ağulu aşı/Yağ ile bal ede bir söz” dizeleriyle ölümsüzleştirmiştir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*