Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Belirtileri Sebepleri Teşhis ve Tedavisi

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen tıp dünyasındaki ismi ise glokom olan ve mutlaka tedavi edilmeyi gerektiren aksi halde körlüğe yol açan bir çeşit göz hastalığıdır. Glokom (göz tansiyonu) sebepleri,  nedenleri , kimlerde göz tansiyonu görülür, teşhis ve tedavisi nasıldır, risk grupları kimler, glokom’a daha meyillidir, korunma yolları nelerdir tek tek tüm bu başlıkları inceleyelim.

Öncelikle Glokom’un (göz tansiyonun) kısa bir tanımını yapalım.

Göz Tansiyonu ( Glokom) Nedir ?

Glokom: Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen bu göz hastalığı, göz içi sıvı basıncının yükselmesiyle oluşan ve görme sinirinde tahribat hasar oluşturan bir hastalıktır. Hastalık çoğu zaman hiçbir belirti vermez, ancak düzenli göz muayenesi sırasında yapılan ölçümler ile tespit ediliyor. Bu nedenle çok dikkat edilmesi gereken sinsi bir hastalıktır ve özellikle 40 yaş üstü kişilerde daha sık rastanan bir hastalıktır. Bu yüzden zamanında teşhis edilip kontrol altına alınmadığı takdirde körlüğe kadar varabilen görme kayıplarına yol açabiliyor.

Glokom Belirtileri ve Oluşumu;

Gözümüz içerisinde gözün fonksiyonları daha rahat   yapabilmesi kendini besleyebilmesi için göz içerisinde sürekli olarak bir sıvı mevcuttur. Bu göz içi sıvısı, aynı zamanda sürekli olarak bazı kanallarla göz dışına atılır. İşte Glokom, bu göz içi sıvısını dışarı boşaltan kanallarda yapısal olarak tıkanıklık oluşması ile veya sonradan oluşan bazı hastalıklar nedeniyle ortaya çıkar. Göz içi sıvısının yeterli boşaltım yapamamasına bağlı olarak göz içinde basınç yükselir ve yükselen bu basınç göz içi basıncı da görmeyi sağlayan göz siniri hücrelerinin beslenmesini engelleyerek orda kalıcı tahribatlara yol açar. Bunun sonucunda ise göz siniri hücreleri yükselen göz içi basıncı nedeniyle hasar görerek yavaş ölmeye ve çevreden merkeze doğru görme kaybı oluşmasına yol açar. Hücrelerin tümü öldüğü zaman kalıcı total (tümden) görme kaybı oluşur.

Glokom ( Göz Tansiyonu) Riskini Arttıran Faktörler, Glokom Sebepleri, Nedenleri;

Glokom’u tetikleyen oluşmunu arttıran ana sebepler;

– İlerleyen yaş, ailede glokom öyküsü (genetik yatkınlık)

– Sigara, şeker hastalığı,migren

– Miyopi, yüksek düşük kan basıncı.

– Uzun süreli kortizon tedavisi,göz yaralanmaları.

Yukarıdaki özellkileri taşıyan kişiler sık sık  göz muayenelerini yaptırmaları gerekir aksi taktirde geç kalınması halince istenmeyen durumlarla karşılaşıbilinir.

Glokom Kimlerde Görülür, Göz Tansiyonu Hangi Yaşlarda Ortaya Çıkar?

Glokom (göz tansiyonu) dünyanın oldukça büyük bir kısmında görülebilen ve her insanda ortaya ihtimali bulanan bir hastalıktır. Bununla yukarıda sayılan faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir. Yapılan araştırmalar sonucunda toplumda 40-60 yaş üzerinde  %2’lik bir kısım ,60 yaş üzerinde ise  %10’luk bir kısımda bu hastalık gözlemlenmiştir. Ancak Glokom (göz tansiyonu) herkeste ve her yaşta aralığında görülebilir. Fakat 40 yaşın üzerinde olanlar, ailesinde glokom bulunan kişiler, şeker hastalığı, hipertansiyonu, yüksek miyopisi ve damar hastalığı bulunanlar daha çok glokom görülenler arasındadır. Özellikle glokom hastalığının ailesel geçişinin önemli olduğu ve ailesinde göz tansiyonu bulunan kişilerin bu hastalığın görülmesi açısından normale göre 8 kat daha fazla risk altında olduğu göz önünde tutulmalıdır.

glokom, göz tansiyonu, göz tansiyonu teşhis ve tedavisi, glokom belirtileri, nedenleri

Glokom da ( Göz Tansiyonu) Teşhis ve Tedavisi

Teşhisi;

Glokom hastalığını teşhis etmek belirleyebilmek oldukça güçtür çünkü hastalık başlangıçta herhangi bir belirti vermediğinden ve oluşan görme kaybı geri döndürülemediğinden glokomda erken tanı çok ama çok önemlidir. Hastalık ne kadar erken tespit edilirse, görme kaybı da o derece az olacaktır. Bunun için belirli aralıklarda göz tansiyonu kontrol ve ölçümleri için göz hekimlerine gidilmeli Glokom tanısında gözün durumu sürekli kontrol altında tutulmalıdır. Özelliklede ilerleyen yaş, ailede glokom öyküsü (genetik yatkınlık), sigara, şeker hastalığı, migren, miyopi, yüksek düşük kan basıncı, uzun süreli kortizon tedavisi,göz yaralanmaları gibi problemi olanlar sürekli göz tansiyonlarını kontrol ettirmelidirler. Bu muayenede görme keskinliğinin belirlenmesinin ve rutin göz kontrollerinin yanı sıra göziçi basıncının yani göz tansiyonunun ölçümü, göz içi sıvısının dışa boşaldığı kanalların yer aldığı bölgenin kontrolü ve göz sinirinin durumunun değerlendirilmesi büyük önem taşır. Gerektiği takdirde bilgisayarlı görme alanı ve göz siniri analiz yöntemleri tanıda önemli rol oynar. Göz tansiyonu 21 mmhg’ya kadar normal kabul edilir ve bunun üzerindeki değerler yüksek göz tansiyonu olarak değerlendirilir. Buna karşın göz tansiyonu tek kriter değildir ve göz tansiyonu normal ölçülen ve göz siniri hassas olan kişilerde de glokom hastalığı görülebilir. Göz tansiyonunun normalden yüksek olduğu veya normal olduğu halde göz sinirinin hasar gördüğünden şüphelenilen olgularda bilgisayarlı görme alanı ve göz siniri analiz tetkikleri göz sinirinin hasarının varlığının ve derecesinin belirlenmesinde, zaman içindeki değişimin saptanmasında önemlidir.

Tedavisi;

Glokom hastalığının tanısı yapıldıktan sonra  bugün için tedavide ilk  amaç göz tansiyonunu düşürerek göz sinirine hasar oluşturan etkiyi durdurmak ve görme kaybının ilerlemesini engellemektir. Bu amaçla uygulanabilecek yöntemler;

– ilaç tedavisi,

– lazer tedavisi,

– cerrahi tedavi olarak üçe ayrılabilir. Bugün için genelde tanı sonrası ilk seçilen yöntemin ilaç tedavisi olmasına, ilaç tedavisine yeterli derecede yanıt vermeyen hastalarda lazer tedavisinin ya da cerrahi tedavi yöntemlerinin uygulanmasına karşın, özellikle geç dönemde tanı konulan ya da sürekli ilaç kullanımının uygun olmadığı olgularda doğrudan lazer girişimleri ya da cerrahi yöntemler de kullanılabilir. Glokomda ilaç tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler sağlanmış, etkili yeni ilaçlar tedavinin başarısını büyük ölçüde artırmıştır. İlaç tedavisinde önemli olan hastanın ilaçları sürekli olarak düzenli kullanmasıdır. İlaç kullandırılmayan veya ilaç tedavisine yanıt vermeyen olgularda kullanılan cerrahi yöntemler de son yıllarda giderek artan oranda başarılı olmakta, sürekli ilaç kullanım zorunluluğunu da ortadan kaldırarak etkili tedavi sağlayabilmektedir. Glokom hastalığına karşı geliştirilen yeni bir ilacın yan etki olarak kirpikleri uzattığı saptandı.

Share.

Leave A Reply

*