Türkiye'nin en büyük bilgi, eğitim ve sosyal içerikli paylaşım sitesi "Bilgi Hanesi"

10 Kasım Atatürkü Anma Haftası Şiirleri, Yazıları, Konuşmaları

0 7

10 Kasım Atatürk Haftası ile İlgili Şiirler, Yazılar, Konuşmalar

10-kasim-ataturk-9Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk hayata gözlerini kapadığı gün olan 10 Kasım ile ilgili şiir ve yazıları konumuzun devamında bulabilirsiniz. Ata’mızı saygı ve rahmetle anıyoruz.

10 KASIM
Bir bulut inmiş,beyaz,
Karlı dağlar başına.
Her 10 Kasım sabahı,
Bir ateş düşer, döşüme.

Nerdesin, ey Ata?m nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.

Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen seninle.
Olmak isterdik inan,
Ebediyen seninle.

Dağların, ak başı kar mıdır?
Kuşlar, Ata?mdan haber, var mıdır?

Yarım bıraktığın işler,
Bugün, sanki seni bekler.
Zengin millet hayalin,
Acep, neden emekler?

Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?

Oğulcan Erden

————————————-

MUSTAFA KEMAL’İN ELLERİ

Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in;
Zaferi, barışı yaratmış elleri.
Hürriyeti, saadeti, adaleti
Sevgiyle dağıtmış elleri.

Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in,
İçli, temiz, mert elleri,
Bütün nimetlerini sunmuş bize
Türk sofrası gibi cömert elleri.

Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in;
Öğretmen elleri.
Bir tahta başında, bir kürsüde
Bize bizi öğreten elleri.

Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in;
Işık, deniz, sel elleri.
Bizi her şeyden çok seven
Güzel elleri.

                A. Hikmet PAR

————————–

ATATÜRK’Ü DUYMAK

Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.

Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.

                                                   Behçet NECATİGİL

————————————–

On Kasımlarda Yürümek

Atatürküm işte 10 Kasım yine
Dalgalanır ağaçlarla oğullar
Dalgalanır oğullarla nineler
Dalgalanır ninelerle genç kızlar
Özlemin ta yüreğime işlemiş
Seni bulmak, seni görmek için ben
Bütün toprakaltıyla barışacağım

Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
Öyle
Güçlüsün ki
Güçleneceğim
Öyle yücesin ki, yüceleceğim
Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
Dağlara, dağlara karışacağım

Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
Sanki ellerim gece
Sanki ellerim gündüz
Yazacağım seni daha, bir daha
Ben senin ölümünle yarışacağım

Fazıl Hüsnü Dağlarca

———————

Ah bu 10 Kasımlar
 
On kasım geldiğinde
Yerler gökler üşüyor
Öyle soğuk ki zinde
Yeşil yaprak düşüyor
 
Her gün Kocatepeden
Yola çıkar Atatürk
En yüce mertebeden
Bize bakar Atatürk
——————–

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyese Ağrıya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız,
Dere tepe bucak köy,
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkalede, Sakaryada, Çankayada, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

F. Hüsnü DAĞLARCA

————————-

Atatürk Yaşıyor Baba

On kasımda üzgündü
bulut buluttu gözleri
“100’den çok fazla olacaktı
yaşı “dedi canım babam
“eğer yaşasaydı o büyük adam! ”

“Üzülme,” dedim ona
“Ben üzülüyor muyum bak! ”
Nedenini açıkladım sonra:

Diyor ki öğretmenimiz:
“Yaşayıp göçmüş insanların
İsimlerinin sonunda
İki sayı görürsünüz…
İlki doğduğu yılı gösterir
Öldüğü yılı gösterir sonraki.

İngilterenin Ana Kraliçesi
Elizabeth (1558-1603)
Gibi örneğin
eğer ölmemiş olsaydı, adının
sonuna yıl yazılmazdı kadının.

Atatürk’ünküne bakalım bir de
Baştaki yıl var sondaki yok
(1881 – ……..)
demek ki o ölmedi
hâlâ Kocatepe’de
dağları aşıyor baba
denizlere ulaşıyor
Atatürk yaşıyor baba!

Fevzi Günenç

——————

10 Kasım Şiiri

Sensiz 10 kasım da, nasıl güleyim
Ah çeker ağlarım, dertli yüreğim
Albayrak yarıda, durur direğim
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Hazan geldi Atam, çiçekler soldu
Hergün şehit geldi, millet kahroldu
Şehit anaları saçların yoldu
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Güneşler tutuldu, ayda karardı
Ağladı ulusun bahtı karardı
10 kasımda ulus sana ağladı
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Ordular ilk hedef, akdeniz dedin
Savaşın sonunda zafere erdin
Sana yas tutuyor, şimdi milletin
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Gündüz güneş idin, gecede aydın
Bütün devrimleri ülkeye yaydın
On kasım da aramızdan ayrıldın
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

————————

10 Kasım ile İlgili Konuşma

10 Kasım Atatürk’ü anma günü ile ilgili öğretmen konuşması – 10 -16 kasım Atatürk Haftası ile İlgili Konuşma Metni Değerli Müdürüm, Kıymetli Öğretmen Arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler ve Siz Saygıdeğer Veliler; Bugün burada, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi ve mimarı ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin ….. yıldönümünde onu anmak amacıyla toplanmış bulunuyoruz. Değerli misafirler herkesin bildiği gibi, eşsiz devlet adamı, 20. yüzyılın yetiştirdiği en büyük deha ve de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, olan M. Kemal Atatürk’ü … yıl önce bugün kaybettik.

Atatürk’ü, onun hayatını ve onun kişisel niteliklerini sıralayacak olursak; M. Kemal Atatürk, vatanına ve milletine çok yüce duygularla bağlı, vatan müdafaasını her şeyin üzerinde tutan, ulus sevgisi kıyaslanamayacak bir tutku derecesinde olan, hayattayken ve ölümünden sonra da maddi ve manevi tüm varlığını çok sevdiği milletine adamış bir devlet adamı ve de komutandı. Onun en büyük emeli; Türk milletinin “En medeni ve refah seviyesi yüksek bir millet olarak varlığını sürdürme”si idi. M. Kemal Atatürk bunları arzularken asla hayalperest davranmazdı. “Biz, ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz” söylemi bunun en bariz kanıtıdır. Zira ona göre akıl ve mantığın üstesinden gelemeyeceği hiçbir iş yoktu. Bu nedenledir ki hayata geçirdiği başarılı reformların temelinde de akıl ve mantık vardı. Ona göre bilim ve teknik hayatımıza hakim olmalıydı bu sebeple ilim ve fen dışında kalan tüm hurafeler, anlamsız, mantıksız, çağdışı ve hastalıklıydı.

Atatürk deha kişiydi. Askeri ve siyasi alanlarda daha önce uygulanmamış yöntemler uygulayarak, o günün şartlarında hayal edilmesi bile imkansız güç işlere imza atmıştır. Bunlardan ilk akla gelenleri: Yeni bir ordunun oluşturulması, halkın ikna edilmesi, yurdun düşmandan temizlenmesi, yeni bir devletin ve yönetim şeklinin teşekkül etirilerek eski olan devlet sisteminin kaldırılması ve siyasi, toplumsal, ekonomik ve hukuki alanlarda yapılan çok sayıdaki reformist hareketlerdir.

Atatürk’ün görüşleri kati ve isabetlidir. Çanakkale savaşlarında düşman donanmasının nereden çıkarma yapacağını sezmesi, 2. Cihan Harbini daha önceden tahmin etmesi, Hatay’ı Türkiye topraklarına katması onun ileri görüşlü bir lider oluşunun en belirgin kanıtlarıdır. Fakat askeri alandaki tüm başarılarına rağmen “Yurtta sulh, Dünyada sulh” sözünün sahibi olan Atatürk, mecbur kalınmadığı müddetçe savaşı cinayet olarak telakki eden bir liderdi.

Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmanın eğitimle olacağına işaret eden Atatürk, eğitimin milli olması gereğine inanmıştır. Zira O, eğitimin gücünden bahsedenken bir söylevinde : “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı,yüce bir toplum olarak yaşatır; ya da bir milleti esarete ve sefalete terk eder.”demektedir. Atatürk bağımsızlığına çok düşkün bir liderdi. Ona göre Türk ulusu esir yaşayamazdı. Bu nedenle Milli Mücadeleyi Anadolu satında başlattığında parolası da “Ya istiklâl, ya ölüm”dü. Mücadeleci bir ruha sahip olan ve milletine sonuna kadar güvenen Atatürk, Amerikalı bir generale de bu hususta şu sözleri söylemiştir: “…bir millet, top yekûn kurtulmaya karar verir de harekete geçerse onun özgürlüğünü ve bağımsızlığını elde etmesini engelleyecek bir güç dünyada yoktur.”

Sonuç Olarak: En büyük eserim diye nitelendirdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk, kuşku yok ki Türk ulusunun yetiştirdiği en büyük Türk’tür. İçinde bulunduğu asrı aşıp gelecek asırlara da ışık tutan bir dehadır. “Anadolu’nun bir Türk yurdu olma vasfını sona erdirmek isteyen vahşi emperyalizme karşı arkasına aldığı halkıyla top yekun bir mücadeleyi yürüterek Anadolu’yu haclı işgalinden temizleyip yepyeni bir Türkiye’yi kuran, savaştan sonra da Türk milletini yaptığı reformlarla yeniden dirilten” bir müstesna ötesi bir önderdir. Atatürk’ün vasıflarını sayarak bitirmek oldukça güçtür ancak memleketine en büyük iyilikleri etmiş bu insanın Türkler hakkında söylenmiş bütün sözlerin yanlış olduğunu göstermek için verdiği mücadele ve bu alanda elde ettiği başarıların da taktir edilmesi gereken vasıfları arasında bulunduğunu da unutmamak gereklidir.

“Atatürk gibi insanlar, bir kuşak için doğmadıkları gibi bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerinin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.”

“Asırların pek nadir olarak yetiştirdiği dâhi” lerden olan Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının .…. yılında rahmet ve şükranla anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.

———————-

 

 

10 kasım atatürk şiirleri, 10 kasım atatürkü anma günü şiirleri, atatürk şiirleri, cahit sıtkı tarancı 10 kasım şiiri, 10 kasım atatürkü anma yazıları, 10 kasım ile ilgili şiirler, 10 kasım atatürk haftası şiirleri, 10 kasım şiiri

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.