Türkiye'nin en büyük bilgi, eğitim ve sosyal içerikli paylaşım sitesi "Bilgi Hanesi"

Gözümüzün 2 Boyutlu Gördüklerini Beynimiz 3 Boyutlu Hale Nasıl Dönüştürüyor?

0 23

İnsan gözüyle 2 boyutlu gördüğü nesneleri beyin aracılığla 3 boyuta nasıl geçirip, 3 boyutta algılarız…

Gözümüzün 2 boyutlu olarak gördüğü nesneleri beynimiz nasıl üç boyutlu olarak algılamatadır?
3 boyutlu algının nasıl oluştuğunu araştırmak için yapılan bilimsel çalışmalar, beynin hangi mucize özelliklerini ortaya çıkarmıştır?

İki gözümüzün olması, gördüğümüz bir objeyi 2 farklı açıdan algıl…amamızı sağlar. Gözler arasındaki aralık 5 santimetreden biraz daha fazla olduğu için iki retinada oluşan görüntüler birbirlerinden farklıdır. Bir objenin, iki farklı açıdan elde edilen görüntüleri beynin görme merkezinde birleştirilir. Üçüncü boyut algısı da beyinde devreye girer ve böylece insan bir objenin görüntüsünü üç boyutlu görür. Üçüncü boyutu, bilinenin aksine, doğrudan gözler sağlamaz, beyin sağlar. Üçüncü boyut bir algıdır ve bütün algılama işlemleri beyin düzeyinde gerçekleşir. Bu sayede derinlik ve cisimler arasındaki mesafe algılanır…

”Hepimiz kuzey-güney,doğu-batı ve aşağı-yukarıdan oluşan üç boyutlu bir mekan algısına alışkınız.Ancak zamanın da boyutları olabilieceğini aklımızdan çıkarmamamız gerekir.Albert Einstein,geliştirdiği izafiyet kuramıyla zamanında diğer üç boyuta eklenen dördüncü bir boyut olmasını amaçlıyordu.Yirminci yüzyılın başında çıkıp gelen bu kuram,bilimsel düşünce alanında adeta yeni bir çığır açtı.Bilim adamları,evrenin zaman ve mekandan oluşan dört boyutlu resmini ellerinde tutuyorlardı.Bugünün bilim adamlarına baktığımızda onların bu meseleleri daha geniş boyutlu olarak düşündüklerini görüyoruz.

Yeni bir boyuttan ne kastettiğimi anlatabilmek için,bir an için iki boyutlu bir dünyada yaşadığını düşünmenizi isteyeceğim sizden.Orada herşey düzdür.Kuzey-güney,doğu-batı vardır;ama aşağı-yukarı yoktur.Matematikçi Edwin Abbott,yüzyıl önce Düz Ülke adlı bir kitap yazıp,herşeyin düz olduğu bir ülkede yaşamanın neye benzeyeceğini anlatmaya çalışmıştı.Örneğin burada yaşayanların hepsi gözleriyle yalnızca bir noktaya bakabiliyorlardı.Abbott,bu ülkede insanların birbirlerini tanımalarını sağşayacak bazı çareler üretmişti.Düz ülkede yaşayanların evleri bir kağıt üzerinde çizilmiş,yüksekliği olmayan planlara benziyordu.Yaşadıkları düz dünyanın ötesinde yukarı ya da aşağı gibi bir boyutun olabileceğini tasavvur dahi edemiyorlardı.Aşağı ve yukarı sözcüklerinin onların sözlüğünde yeri yoktu…*”

*John Houghton ( Londra’daki Meteroloji Ofisi’nin eski yöneticilerindendir ve Çevre Kirliliği Kraliyet Komisyonu’nun başkanıdır. )

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.