Türkiye'nin en büyük bilgi, eğitim ve sosyal içerikli paylaşım sitesi "Bilgi Hanesi"

Kurbanlık Alırken Nelere Dikkat Edilmeli | 2011 Yılı Kurbanlık Fiyatları

4 1

Kurban Bayramına sayılı günlerin kaldığı şu günlerde kurbanlık hayvan pazarları da alıcılarla dolup taşıyor. Peki kurban alırken nelere dikkat edilmeli, iyi bir kurbanlık hayvan nasıl anlaşılır, hayvanın sağlıklı olup olmadığını nasıl anlarız. Birazdan sizlere kurbanlık alma rehberi başlığı altında tüm detayları ile iyi bir kurbanlık ve özelliklerini anlatacağım.. 6 Kasım 2011 Kurban Bayramı

Öncelikle Kurban hakkında kısa bilgi verelim. Neden Kurban Keseriz, Kurban, Kurbanlık Nedir?

Kurban Nedir?

Kurban kelime olarak “Yakınlaşmak, Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan şey anlamına” anlamına gelir. Dini bir terim olarak ise, ibadet maksadıyla belirli bir vakitte belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce boğazlamak ve yine bu şekilde boğazlanan hayvan demektir.

Kurban Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Kurbanlık Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

 Kurban Alımında Sorulan, Kurbanlık ile ilgili merak edilen hususlar:

Kurbanlık alırken;

1-) Kurban satın alırken, (Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanı almaya) diye niyet etmeli. Bunu keserken, tekrar niyet etmesi şart değildir. Bu aldığı hayvanı kurban etmesi de şart değildir; fakat keseceğinin kıymeti bundan az olmamalı. Satın alırken, hiç niyet etmese de olur; fakat bunu keserken veya kesecek olanı vekil ederken, niyet etmesi gerekir.

2-) Bazı yerlerde kurbanlık hayvan alırken satıcı, (Hayvanı kesip et haline getirdikten sonra kilosunu şu fiyattan veriyorum. Sen hayvanı seç, bayramda gelirsin, eti kaç kilo gelirse, parasını verirsin) diyor. Canlı olarak tartıp satanlar da vardır. Bu şekilde alış veriş haramdır; fakat haram işlenerek alınmış olan hayvanı kesince, kurban yine sahih olur. Canlı olarak tartıp, (Bu hayvana şu kadar para vereceksin) denirse, o zaman alış veriş de sahih olur.

3-) Üç ortak, farklı para verip, 980 liraya bir inek alsa, ortağın ikisi 420’şer lira, üçüncü ortak da 140 lira verse, üçüncüye düşen para, yedide birden az olmadığı için caiz olur. Her ortak, verdiği para kadar pay alır. 420 lira veren iki ortak, üçer pay, 140 lira veren de bir pay alır. Biri 140, ikincisi 280, üçüncüsü de, 560 lira verseydi, birinci ortak, bir hisse, ikincisi iki hisse, üçüncüsü de, 4 hisse alırdı.

4-) Eşit para verip, 3 kişi, 3 koyun alsa, kesmeden önce, (Şu senin, şu onun, şu da benim) diye paylaşmak caizdir.

5-) Başkasının hayvanını ondan habersiz, onun için kurban etmek caizdir. Başkasının hayvanını, ondan izinsiz, kendi için kurban eden, sonra kıymetini öderse caiz olur. Sahibi kıymetini kabul etmeyip, kesilmiş hayvanı alırsa, sahibi için kurban edilmiş olur.

6-) İki kişinin kurbanı karışırsa, her birinin kendinin sanarak kestiği, kendi kurbanı olur. Yedikten sonra helalleşirse, yine sahih olur.

7-) Emanet olarak bırakılan hayvanı kurban etmek, caiz değildir.

8- ) Allah rızası için niyet ettikten sonra, ayrıca çoluk çocuk çok et yesin diye semiz koyun almayı niyetine karıştırmamalı, semiz alırken sadece sevabını düşünmeli.

9-) Herkes, beslediği kendi hayvanını kurban edebilir. Nisaba malik olan birisine bir koyun hediye edilse, o da bunu kurban olarak kesse, vacib kurban yerine gelir. Kurbanı parayla alma şartı yoktur.

10-) Kurbanı veresiye veya kredi kartıyla almak caizdir.

11-) Kurban rayiçten çok pahalıysa, rayice uygunu bulunamazsa, kurban alıp kesmek gerekmez.

12-) İki kurbanlıktan biri diğerini öldürmüşse, sahibine ödetilemez.

13-) Kurban alan, niyetini değiştirip, akika veya adak olarak kesebilir.

14-) Necaset yiyen hayvanın etinin temiz olması için, deve 40, sığır 20, davar 10, tavuk 3, serçe 1 gün hapsedilir. Bir başka kavilde ise, deve ile sığır 10, koyun 4, tavuk 3 gün hapsedilir.

15-) Başkasının koyununu gasp eden, çalan, kıymetini sonradan öderse, kurban etmesi caiz olur, çünkü, kıymeti ödenince, gasp ettiği zaman mülkü olur. Gasp günahına ayrıca tevbe gerekir.

16-) Borcu olmayan fakir, kurban keserse, çok sevap olur. Borcu varsa, önce borcunu vermelidir; çünkü borç ödemek farzdır. Kurban nisabına malik olmayan fakir, kendi malı olan hayvanını kurban etmeyi niyet ederse veya kurban niyeti olmayarak, hayvanı bayramda satın alıp, sonra kurban etmeyi niyet ederse yahut kurban niyeti ile bayramdan önce satın alırsa, bunları kesmesi vacip olmaz. Keserse, nafile olur ve etinden yiyebilir ve fakirlere verdiği et, sadaka olur.

17-) Fakirin kurbanı bayramdan önce doğurursa, bir kavle göre, bayramda yavrusunu da anasıyla beraber kesmek gerekir. Zenginin kurbanı bayramdan önce doğurursa, yavrusunu kesmesi gerekmez.

Kurban Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ise;

  • Dişi kurbanlık alıcıları, Kurbanlıklarınızın gebe olmadığına emin olunuz. Kurbanlıklardan çok iyi anlamayan vatandaşlar, dişi kurbanlıkların gebe olup olmadıklarını anlayamayabilirler. Bunu anlamanın en kolay yolu, bir veterine kurbanlığınızı muayene ettirmenizdir. Kurbanlıkların gebelik muayeneleri ultrason cihazları ile yapılmaktadır. Bu şekilde kurbanlıklarınızın gebe olup olmadığını öğrenebilirsiniz.
  • Başka bir husus kurbanlığınızın sağlıklı olmasıdır. Aldığınız kurbanlığın ayaklarında veya vücudunda herhangi bir sakatlık olmadığını kontrol ediniz. Ağzında yaralar olup olmadığını, gözünde ve burnunda akıntı olmadığına emin olunuz. Ayaklarının da yaralı olup olmadığını kontrol ediniz. Kurbanlıkların kamyonlara yüklenmesi sırasında dikkatsiz davranılması sonucu ayaklarında yaralar hatta kırıklar oluşabilmektedir. Bunlara dikkat edilmelidir.
  • Aldığınız kurbanlığın kulaklarının küpeli olmasına ve kimli kartının bulunmasına dikkat ediniz. Kimliksiz ve küpesiz hayvanları almayınız.
  • Kurbanlığınızın dişlerinde de eksik olmadığından emin olmalısınız.
  • Küçükbaş kurbanlıkların en az 1 yaşını, büyükbaş kurbanlıkların ise en az 2 yaşını doldurmuş olması gerekiyor.

Kurban Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları ;

Kurban keserken abdestli olmak şartmı dır?

Kurban kesen kişinin abdestli olması şart olmamakla birlikte, kurban bir ibadet olduğu için kesenin abdestli olması daha faziletlidir.

Kadın kurban kesebilir mi?

Hayvan kesiminde, gerekli yeterlilik ve şartları taşıyan kişi kadın olsun, erkek olsun kurban kesebilir.

Kimler kurban kesmelidir?

Kurban kesmek, âkıl-baliğ (akıllı-ergen), dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan bir Müslüman’ın yerine getirmesi gereken  mali bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gr. altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir. Dolayısıyla, Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakarlığın nişanesi olmak üzere  kurban kesmelidir.

Zengin olan karı-kocadan her birinin kurban kesmesi gerekir mi?

İbadetlerde sorumluluk bireyseldir. Bu nedenle, dinen zengin olan karı-kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir. Ancak İmam Malik’e göre aile reisi tüm aile efradı adına bir adet büyükbaş veya küçükbaş hayvan keserse,  bu aile bireylerinin hepsi için yeterli olur.

Yolcunun kurban kesmesi gerekir mi?

Yolcu kurban kesmekle mükellef değildir. Ancak kesmesi halinde,  sevabını kazanır. Sefer halinde iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönerlerse, yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenler, kurbanlarını keserler.

Kurban ne zaman kesilir?

Kurban, kurban bayramının ilk üç gününde kesilir. Kurban kesim vakti, Bayram namazı kılınan yerlerde, bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise sabah namazı vakti girdikten sonra başlar. Bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar devam eder. Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi uygundur. Şafii mezhebine göre ise, kurban bayramın dördüncü günü de kesilebilir.

Hangi hayvanlar kurban olarak kesilir?

Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler. Söz konusu hayvanların kurban olarak kesilebilmesi için devenin 5; sığır ve mandanın 2; koyun ve keçinin 1 yaşını doldurmuş olması gerekir. Bu sayılan yaş sınırını geçtiği halde süt dişlerini değiştirmeyen hayvanlar da kurban edilir. Bunun yanında, 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir. 
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez.

Kurbanlık hayvanlardan hangileri ortak olarak kesilebilir?

Koyun veya keçinin bir kişi tarafından; sığır, manda ve devenin ise, yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban olarak kesilebileceği Hz. Peygamber’in hadisleri ve uygulamaları ile sabittir (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 7-8). Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar tek veya çift hisse olarak kesilebilirler.

Akika, adak, udhiyye ve nafile kurbanlar için aynı büyükbaş hayvana ortak olunabilir mi?

Ortak kesilen kurbanlarda, hissedarlardan her birinin kurbanlarını aynı maksat için kesmiş olmaları gerekmez. Ortakların herbirinin ibadet niyetiyle katılmış olması kaydıyla bir kısmı udhiyye, diğer bir kısmı ise adak, akîka, nafile kurbanı olarak niyet edebilirler.

Kurban eti nasıl değerlendirilmelidir?

Hz. Peygamber, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesmeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir bölümünün de eve ayrılmasını tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 10). Ailenin ihtiyaç durumuna göre etin tamamı evde bırakılabileceği gibi, toplumda muhtaçların arttığı dönemde kurban etinin çoğunun hatta tamamının dağıtılması uygun olur.

Kurban derisi nasıl değerlendirilmelidir?

Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Hz. Peygamber, veda haccında Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerinin başında durmasını ve bunların derileri ile sırtlarındaki çullarını sadaka olarak vermesini, kasap ücreti olarak bunlardan bir şey vermemesini emretmiştir (Ebu Davud; Menasik, 20). Buna göre kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi caiz değildir. Derinin satılması halinde bedelinin yoksullara verilmesi gerekir.

Vekalet yoluyla kurban kesilebilir mi?

Kurbanı, kişi kendisi kesebileceği gibi, vekalet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde de vekalet caizdir.
Vekalet yoluyla kurban kestiren kişi, bulunduğu yerde ki birisine vekalet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet verebilir. Vekalet, sözlü veya yazılı olarak verilebileceği gibi telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile de verilebilir.

Kuyruksuz koyunlar kurban edilebilir mi?

Doğuştan kuyruksuz olan veya besili olması için küçük yaşta kuyrukları boğulmak suretiyle düşürülen koyunların kurban edilmelerinde bir sakınca yoktur. Ancak bir kaza ile değerini azaltacak şekilde kuyruğunun tamamı veya yarısından çoğu kopan hayvanın kurban edilmesi caiz değildir.

Ölmüş kimseler için kurban kesilir mi?

Son zamanlarda halkımız arasında yaygınlaşma eğilimi gösteren; “ölü kurbanı” veya “kabir kurbanı” diye isimlendirilen bir kurban çeşidi yoktur. Ancak, ölmüş birisi adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir. Kurban borcu olup da hayatta iken vasiyet eden kişinin bıraktığı miras yeterli ise, mirasçıları tarafından vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir. Vasiyeti yoksa, ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez. Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlamak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir.

Taksitle kurban alınabilir mi ?

Kişi, ister peşin ister taksitle olsun satın aldığı hayvanı kurban olarak kesebilir

Satın alınan kurbana, daha sonra başkaları ortak edilebilir mi ?

Kişi, mülkiyetinde olan veya kurban etmek amacıyla satın aldığı büyükbaş hayvana yedi kişiyi geçmemek şartıyla başkalarını da ortak edebilir.

Kurban yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?

Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadeti belirli şartları taşıyan hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilir. Kurban bedelini yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz. Şüphesiz Allâh Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Ancak, bu iki ibadetten birinin diğerinin alternatifi olarak sunulması dini açıdan doğru değildir.
Nitekim Peygamber (a.s.) Efendimiz de, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl kurban kesmiştir. (Buhârî, Hac 117, 119; Müslim, Edâhî 17).
Ayrıca hadisi şeriflerde kurban bayramında, Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağı ve kurban edilen hayvanın her unsurunun kişinin hayır hanesine yazılacağı ifade edilmiştir. (Tirmizî, Edâhî 1; İbnu Mâce, Edâhî 3).

Akika Kurbanı nedir?

Yeni doğan çocuk için şükür amacıyla kesilen kurbana, “akika” adı verilir. Akika kurbanı kesmek müstehaptır. Akika kurbanı olarak kesilecek hayvanda, diğer kurbanlarda aranan şartlar aranır.
Akika kurbanı, çocuğun doğduğu günden bulûğ çağına kadar kesilebilirse de doğumun yedinci günü kesilmesi daha faziletlidir.
Akika kurbanının etinden ve derisinden, kurban sahibi dahil herkes istifade edebilir.

Şükür kurbanı ne demektir?

Temettu ve kıran haccı yapan kişilerin, aynı mevsimde hac ve umreyi birlikte ifa ettikleri için, kestikleri kurbanlara şükür kurbanı da denilmektedir. Aynı şekilde kişi, arzu ettiği bir amaca ulaşması veya bir nimete nail olması sebebiyle şükür kurbanı kesebilir. Bu kurbanların etinden sahipleri de yiyebilirler.

Adak Kurbanı Ne Demektir?

Kurban adayan kişinin kurban kesmesi vaciptir. Eğer kişi adağını bir şartın gerçekleşmesine bağlamışsa, bu şart gerçekleşince kesmesi gerekir. Adak kurbanının etinden adak sahibi, usul ve furûu (neslinden geldiği ana, baba, dede ve nineleri…ile kendi neslinden gelen çocukları ve torunları..) yiyemeyeceği gibi, zengine de yediremez. Eğer kendisi yemek ister veya bu sayılanlardan birisine yedirmek isterse, o eti tartıp rayiç bedelini yoksullara vermesi gerekir.

 

2011 Yılı Kurbanlık Hayvan Fiyatları (Büyükbaş- Küçükbaş)

Kurban fiyatları illere göre farklılık göstermekte ancak fiyatlar arasında uçurum oluşturan bir miktar yok. Hemen hemen birbirlerine yakın fiyatlar. Aşağıda verilen tabloda kurbanlık hayvan fiyatlarını büyük baş, küçük baş, geçen yıl ve bu yıl ki canlı fiyat karşılaştırmasını görebilirsiniz.

İLLER BÜYÜKBAŞ(Geçen Yıl) BÜYÜKBAŞ(Bu Yıl) KÜÇÜKBAŞ(Geçen Yıl) KÜÇÜKBAŞ(Bu yıl)
ANKARA 3.000- 7.500 TL/baş Canlı Kilo: 12-13 TL 2.500- 8.000 TL/başCanlı Kilo: 11-13 TL 400- 1.100 TL/başCanlı Kilo: 15 TL 450- 1.000 TL/başCanlı Kilo: 15-17 TL
BALIKESİR 3.000-6.000 TL/baş Canlı Kilo: 11-12 TL 3.000-7.000 TL/başCanlı Kilo: 11-13 TL 500-750 TL/baş 600-1000 TL/başCanlı kilo: 13-15 TL
KONYA 2.500-8.000 TL/baş Canlı Kilo: 10-12 TL 2.500-7.000 TL/başCanlı Kilo: 10-11 TL 500-1.000 TL/başCanlı Kilo: 12-13 TLEt Kilo: 21TL 500-800 TL/başCanlı Kilo: 11-12 TL
ERZURUM 1.500- 11.000 TL/baş Canlı Kilo: 11 TL 3.000- 7.000 TL/başCanlı Kilo: 8-9 TL 400- 600 TL/baş 500-1.500 TL/baş
KASTAMONU 2.500- 8.000 TL/baş Canlı Kilo: 11-12 TL 2.700- 7.000 TL/başCanlı Kilo: 11-12 TLEt kilo: 20 TL 500-800 TL/baş 500-800 TL/baş
BURSA 4.000-15.000 TL/baş Canlı Kilo: 12-13 TL 2.000-5.000 TL/başCanlı Kilo: 9,5-10 TL 800-1.000 TL/başCanlı Kilo: 14-16 TLEt Kilo: 28-30 TL 700-1.000 TL/başCanlı Kilo: 12-15 TL
İZMİR 3.500-8.000 TL/baş Canlı Kilo: 11-12 TL 3.000-9.000 TL/başCanlı Kilo: 9-10 TL 550-750 TL/başCanlı Kilo: 12-15,5 TL 400-750 TL/başCanlı Kilo: 13-15 TL
ESKİŞEHİR 5.000-7.000 TL Canlı Kilo: 12-13 TL 4.000-8.000 TLCanlı Kilo: 12 TL 450-700 TL 500-800 TL
VAN 3.000-8.000 TL/baş Canlı Kilo: 10-12 TL 3.500-5.500 TL/başCanlı Kilo: 11-12 TL 450-600 TL/başCanlı Kilo: 12-13 TL 500-650 TL/başCanlı Kilo: 10-12 TL
İSTANBUL 4.500- 6.000 TL/baş Canlı Kilo: 10-11 TL 5.000- 7.000 TL/başCanlı Kilo: 10-13 TL 700- 1.100 TL/başCanlı Kilo: 10-12 TL 600- 800 TL/başCanlı Kilo: 10-14 TL

 

İSLAM VE KURBAN

İslam’da İlk Kurban Bayramı

Peygamber Efendimiz (s.a.v), hicretin ikinci senesinde, Sevik gavzesi’nde sonra Medine’ye geldiğinin ertesi günü, (Zilhicce ayının onuncu günü) müminlerle birlikte mescitte ezansız ve kametsiz iki rekat namaz kıldırdı ve hutbe okudu. Bu hutbede müminlere kurban kesmelerini emretti.

Kurbanın Karşılığı;

Zeyd b. Erkam (r.a) sorar:

– Ya Resulullah bu kurban kesme nedir?

– Atanız İbrahim’den kalma bir sünnettir.

– Bizim bundan kazancımız ne?

– Kurbanın her kılına karşılık bir sevap!

Kurbanın Tarihçesi, Kurban Kesme Olayı Nasıl Başladı ?

Hz. İsmail (a.s) Kıssası (Hz. İbrahim (A.s) oğlu İsmail’i Kurban etme olayı)

Hz. İbrahim’in cömertliği, insanları hatta melekleri dahi hayretler içinde bırakacak derecede idi. O, canı başta olmak üzere Allah yolunda her şeyini kurban edebilecek bir teslimiyetle bağlanmıştı Rabbi’ne.

Bir gün İbrahim (a.s),

– Vallahi eğer benim oğlum olursa onu Allah için keseceğim diye yemin etmişti.

İbrahim (a.s) bu sözü söylemiş ve aradan uzun bir zaman geçmişti. Bu arada Allah’a verdiği sözü unutmuştu.

Rabbi’nden bir evlat istedi. Allah Teala onun duasına icabet etti ve kendisine bir evlat nasip eyledi.

İsmail (a.s) yedi yaşlarına gelip, yürüyüp koşacak yaşa geldiğinde İbrahim (a.s) bir rüya gördü. Rüyasında kendisine ,

– Ey İbrahim! Adağını yerine getir, deniliyordu.

Sabah olup kalktığında İbrahim (a.s) düşünmeye başladı; acaba bu rüya Allah’tan mıydı yoksa şeytandan mıydı?

Akşam tekrar yattığında İbrahim (a.s) aynı rüyayı tekrar gördü. Sabah olduğunda oturdu, düşündü ve bu rüyanın Allah’tan olduğunu anladı.

Üçüncü gece İbrahim (a.s) aynı rüyayı tekrar gördü. Oğlunu kurban etmesi gerektiğini anlamıştı.

İbrahim (a.s), oğlu İsmail’i kesmek için götürmek isteyince, hanımı Hz. Hacer’e,

– Oğlumuz İsmail’in en güzel elbiselerini giydir! Çünkü ben onunla birlikte bir ziyafete gidiyorum, dedi. Annesi Hz. İsmail’e en güzel elbiselerini giydirdi. Saçlarını taradı, güzel kokular sürdü.

İbrahim (a.s) yanına ip ve bıçak alarak oğluyla birlikte Mina denilen yere gitti.

ve Şeytan Adatmaya Çalışıyor !

Şeytan ise yaratıldığı günden bu yana hiç kuşkusuz bu kadar telaşlanmamıştı. Bir o yana koşturuyordu.

Henüz küçük yaşta olan İsmail (a.s) babasının önünde sevinçle koşuyordu. Şeytan, Hz. İbrahim’e gelerek,

– Görmüyor musun; nasıl boylu poslu! Nasıl da güzel yüzlü, diye onu kandırmaya çalıştı.

İbrahim (a.s),

– Evet, doğru söylüyorsun, ancak ben bunu yapmakla emrolundum, dedi.

Şeytan, Hz. İbrahim’den ümidi kesince Hz. Hacer’e gitti ve,

– Sen nasıl oturuyorsun? İbrahim oğlunu kesmeye götürdü, dedi. Hz. Hacer validemiz,

– Hayır, sen yalan söylüyorsun! Bir baba nasıl oğlunu kesebilir?! Dedi.

Şeytan,

– Anlamıyor musun; bu sebepten ötürü İbrahim yanına ip ve bıçak aldı, dedi.

Hz. Hacer validemiz,

– Peki, neden kesecek? Diye sordu. Şeytan,

– Rabbi’nin kendisine böyle emrettiğini
zannediyor, dedi.

Hz. Hacer,

– Hayır, yanılıyorsun, Peygamberler boş ve batıl şeylerle emrolunmazlar. Eğer böyle bir emir varsa kendi ruhumu bile feda ederim, dedi.

Şeytan, Hz. Hacer’den de ümidini kesince Hz. İsmail’in yanına geldi ve,

– Sen seviniyorsun, oynuyorsun, koşuyorsun ancak babanın yanında ip ve bıçak var; seni kesmek istiyor, dedi.

İsmail (a.s),

– Hayır, sen yalan söylüyorsun! Babam beni kesmez, dedi. Şeytan,

– O Rabbi’nden böyle bir emrin geldiğini zannediyor, dedi. Bunun üzerine İsmail (a.s) yerden bir taş aldı ve Şeytana atarak onun sol gözünü kör etti. Bunun üzerine Şeytan oradan perişan bir vaziyette, hiçbir netice alamadan ayrıldı. (Hacıların hac ibadetlerinden birisi olan şeytan taşlama olayı da buradan gelmektedir.)

Daha sonra baba ve oğul birlikte Mina’ya gittiler. İbrahim (a.s) oğluna,

“Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin?
(Saffat 37/102)

İsmail (a.s),

“ Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap, İnşallah beni sabredenleren bulursun.” (Saffat 37/102)

İbrahim (a.s) oğlunun bu cevabını işitince, vaktinde Rabbi’ne yaptığı o duanın kabul olduğunu anladı ve Allah’a şükretti, hamdetti.

Küçük Oğulun Büyük Tavsiyeleri

Sonra İsmail (a.s) babasına,
– Ey babacığım! Sana bazı tavsiyelerim olacak.

Beni kesmeden önce ellerimi bağla ki, hareket edip çırpınarak sana eziyet vermeyeyim.

Yüzümü toprağa doğru çevir ki, yüzüme bakıp bana acımayasın.Elbiselerini benden uzak tut ki, akan kanlar elbisene bulaşmasın yoksa ecrim azalır ve annem kan¬larımı görüp üzülür.Bıçağını iyi bile ve boynuma getirdiğinde hızlı hızlı sürt, çünkü ölüm acısı şiddetlidir.

Şu gömleğimi de al anneme götür, ona bakarak beni hatırlar. Anneme selâmımı ilet ve ona, “Allah’ın emrine karşı sabırlı ol!” dediğimi söyle.

Anneme beni nasıl kestiğini, ellerimi nasıl bağladığını sakın söyleme.

Çocuklar sık sık annemin yanına gidip gelmesin ki, onlara bakıp benim için ağlamasın.

Bana benzer bir çocuk gördüğünde ona bakma ki, beni hatırlayıp üzülmeyesin, ağlamayasın.

İbrahim (a.s),

-Allah’ın emri için bu ne güzel ne iyi bir yardım, dedi.

İsmail’i Kesmeyen Bıçak,

“Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca.”(Sâffât 37/103) İbrahim (a.s) oğlunu Minâ’da bir kayanın yanında yanı üzerine aynen bir koyunu yatırır gibi yatırdı. Kimilerine göre İsmail’i, tavsiyesi üzerine yüzünün üstüne yatırmıştır ki, kendisiyle Allah’ın emrinin arasına girecek bir şefkat ve yumuşama olmasın, bu işten vazgeçmesin.

Daha sonra İbrahim (a.s) bıçağı oğlunun boynuna dayadı. Hızlıca, aceleyle ileri geri sürtmeye başladı ancak bıçak kesemedi.

Bu sırada İsmail (a.s) babasına,

– Ey babacığım! Ellerimi ve ayaklarımı çöz. Çünkü işi istemeye istemeye yapıyormuşum gibi görülmek istemiyorum, dedi ve ellerini ayaklarını bağsız bir şekilde uzattı, yüzünü de yere doğru çevirdi. İbrahim (a.s), bütün kuvvetiyle bıçağı oğlunun boynuna sürtemeye başladı. Ancak bıçak Allah’ın izniyle kesmiyordu.

İsmail (a.s),

– Ey babacığım! Yoksa bana olan muhabbetinsebebiyle zayıf mı düştün ki kesemiyorsun, dedi.

İbrahim (a.s) bu duruma kızdı ve elindeki bıçağı taşa vurdu. Taş ikiye ayrıldı. İbrahim (a.s) bunu görünce,

– Ey bıçak! Taşı kesiyorsun da eti neden kesmiyorsun, dedi. Bıçak Allah’ın izniyle dile geldi:

– Ey İbrahim! Halil kes, diyor; Celil olan Allah ise kesme, diyor. Ben Rabbimin emrini bırakıp da nasıl senin emrini yapabilirim ki, dedi.

İmtihanı Kazandım, Allah’ın Mükafatı Olan Koçu Kurban Et

Allah (c.c)

“Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükafatlandırız. Bu gerçekten, çok açık imtihandır” diye seslendik. (Saffat 37/104-105)

Gerçekten de büyük ve apaçık bir imtihandı. Böyle bir imtihanla ihlaslı olan olmayanla ayrılacaktı. Çünkü bundan daha zor bir imtihan yoktu.

“Biz oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik” (Saffat 37/107)

Yani” Biz emrolunduğu şeyden kurtardık ve onun yerine bedel olarak cennetten bir kurban verdik” Evet, bu hayvan Habil’in Allah için kurban ettiği ve Allah indinde kabul gören koç idi. O İsmail’in yerine geçinceye kadar cennette yaşadı.

Cebrail (a.s), semadan bu koçla beraber inerken Hz. İbrahim (a.s) hala oğlunun boynunu kesmeye çalıştığını görmüştü. Hem Allah Teala’ya hürmet ve tazim hem de hayretinden ötürü,

Allahuekber, allahuekber” dedi. Onun bu sözlrine karşılık İbrahim (a.s),

“La ilahe illallahu vallahu ekber” dedi.

İsmail (a.s) da onlara katıldı ve,

Allahuekber ve lillahi’l hamd” diyerek bu güzel tesbihatı ve bu, ümmet-i Muhammed’e kurban keserken söylenmesi vacip bir zikir oldu.(Bu zikre ‘Teşrik Tekbirleri’ diyoruz.)

 

NİÇİN KURBAN KESERİZ?

Kurban’ı öncelikle Allah’ın sevgisini kazanmak, gazabından emin olmak ve beka âleminde rahmetine nail olmak için keseriz.

Allah için yaptığımız bu görevlerimiz dışında insanlığa karşı da bazı görevlerimiz vardır. Maddî durumu yerinde olmayan yakınlarımıza ve fakir komşularımıza el uzatmak için de bir vesiledir kurban.

Kur’an incelenecek olursa, kurbanın verdiği sosyal mesaj daha iyi anlaşılacaktır. “Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O’nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.” (Hacc 22/28.)

Kestiğimiz kurbanla Mevla’mıza kulluk yani hizmet ettiğimiz gibi çevremize ve evimize de hizmet etmekteyiz. Sosyal bir yardım gayesi ile ilâhi gaye kurban kesmede birleşir.

Ayrıca, meşru bir dileğimizin tahakkukunu sağlamak ve bu konuda Allah’ın yardımını dilemek için kurban kestiğimiz olur. Görülüyor ki kurban kesmenin nedenleri basite indirilemez.

Güç durumlarda kaldığımızda bizler elbette ki Allah’a sığınırız, ondan yardım isteriz. İstediğimiz bu yardıma karşı, şükrümüzü O’na bir de kurbanla bildiririz.

Meydana gelmesinden korktuğumuz bir felaketin önlenmesinde yine Allah’a sığınırız, bunun için de kurban kestiğimiz olur.

Allah’ın bize lütfettiği bazı mutluluklar karşısında yine O’na şükrümüzü bildirmek için kurban keseriz.

Kısaca;

1. Allah’ın yakınlığını, sevgisini kazanmak için,

2. Allah’a sığınarak felaketten kurtulmak için,

3. Meşru bir dileğimizin tahakkukunu ilahî bir yar¬dımla sağlamak için,

4. Sevinçli günlerimizde Allah’a şükretmek için,

5. Bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız bir hatadan dolayı af dilemek için kurban kesebiliriz.

Kurbanla Nefsin Kötü Arzu ve Heveslerini Keseriz

Kurban kesmenin diğer bir anlamı da; Kurban’ı kesen kimsenin, kurbanla birlikte bütün kötü duygularını, nefsinin arzu ve isteklerini kesmesidir. Yani kötü alışkanlıklarından ve kötü niyetlerinden vazgeçmesidir. Artık toplum o kimsenin elinden, dilinden, kötü bir fiilinden emin olur.

Kurban, Güzel Ahlâka Götürür

İslâm, insanı her türlü kötülükten arındırmanın, iyiliğe, güzelliğe yöneltmenin yollarını gösterir. İşte bu güzel yollarından birisi de kurban ibadetini yerine getirmektir.

“(Mallarınızın bir bölümünü) Allah yolunda harcayın. Sakın kendinizi, kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. Hiç kuşkusuz Allah iyilik yapanları sever.” (Bakara 2/195) Ayetten de anlaşılacağı üzere, Hakk’ın verdiği malı, yine O’nun yolunda harcamak ve böylece güzel ameller kazanmak iyi bir mümin olmanın gerekleri arasındadır. İşte bir müslüman kurbanla birlikte nefsindeki tüm kötülükleri kesip güzel ahlak sahibi olma hedefini bu ibadetle bir kez daha göstermiş olur.

KURBANIN SOSYAL BOYUTU

Kurban kesmenin manevî faydaları dışında pek çok maddî faydalarının olduğu şüphesizdir. Peygamberimizin (s.a.v) şu hadisi konumuzu özetler mahiyettedir:

Resûlullah (s.a.v) bir kurban bayramında,

– Sizden her kim kurban keserse, bayramın üçüncü gecesinden sonra, evinde kurban etinden bir şey bulunduğu hâlde sabahlamasın.”

Ertesi sene gelince sahabeler,

– Yâ Resûlullah! (Kurban etlerini) geçen sene yaptığımız gibi mi dağıtacağız, diye sordular.

Resûlullah şöyle cevap verdi:

– Bu yıl kendiniz yiyiniz, başkalarına yediriniz ve ailenize azık edininiz. Çünkü geçen sene insanlar arasında geçim zorluğu vardı. Bu sebeple ben o sene insanlara yardım etmenizi istedim.8

İslâm dini, fertler arasında kardeşlik bağının korunmasını ve bunun güçlü bir şekilde devam ettirilmesini ister. Bu bakımdan kurban kesmek, Cenab-ı Hakk’ın rızasına ermenin, insanlara yardım etmenin ve sosyal dayanışmayı sağlamanın önemli bir yoludur.

Kurbanı insanlara, dostlara, komşulara, fakir ve fukaraya ikram etmek ve böylece toplum fertleriyle kaynaşmak güzel bir sosyal dayanışma örneğidir. Bu diğer milletlerin imrendiği ve bir benzerinin görülmediği, toplumu birleştiren bir ibadettir.

KURBAN İBADETİNİN İMANÎ BOYUTU

Kurban, sırf Allah rızası için kesilir. Nimete olan şükran duygusunu ifade ettiğinden, keseni takva mertebesine ulaştırmaya vesiledir. Namazla başlayan Allah’a yakınlaşma, kurbanla daha ileri merhalelere ulaşır.

Mümin kestiği kurbanın kanıyla birlikte günahlarının da akıp gittiğini, iç dünyasında beliren tadına doyulmaz ferahlama ile hisseder.

Allah uğrunda fedakârlık yapmanın güzel bir örneğini kurbanıyla gösterir. Kurban onun Allah’a teslimiyetinin bir işaretidir.

İbadetler, Allah emrettiği için yapılır; hikmetlerinden veya getirdiği faydalardan dolayı değil. Ama onların hikmetlerini ve güzelliklerini bilmek bizim kulluğumuzun bir gereği ve Allah’ın nimetlerini yâd etmek için birer vesiledirler.

Hac Sûresi’nde ifade edildiği gibi kurban kesmekten asıl maksat Allah’ın hatırlanması, zikredilmesidir. (Hacc 22/34) Yine Hac Sûresi’nde “Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ancak sizin takvanız ulaşır.”(Hacc 22/37) buyrularak maddeden manaya bir kapı aralanıyor ve esas hedef gösterilmiş oluyor.

Kurban, imanımızı artırır. Görünüşte bir hayvanın kesilmesinden ibaret olan bir ibadet yapılırken, Allah için en değerli olan şeylerin bile verilebileceği şuuru gösteriliyor.

Kurban çift yönlü bir ibadet; hem kul ile Allah arasında bir ibadettir, hem de sosyal ve ekonomik yönü bulunmaktadır. Kurbanımız kesilirken onun isyankâr nefsimize bedel olduğunu düşünmek de bir başka vazifemizdir.

Kurban, İslâm’ın şiarı, sembolüdür. Kurban vecibesinin yerine getirilmesi; hak yolundaki fedakârlığın bir nişanesi, Allah Teâlâ’nın verdiği nimetlere karşı kulun bir şükür ifadesidir.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.